Öne çıkan

Daha Nitelikli Eğitim Yapıları Neden Önemli?

Bu projeye başlarken öğrencilerin daha kaliteli/nitelikli/yeterli/sağlıklı eğitim mekanlarına/eğitim materyallerine neden ihtiyaç duyduğu ile ilgili bir ön araştırma yaptık.

Bu konuda çalışmalar yapan “Öğrenim Mekanları” web sitesi oldukça ilgimizi çekti.

Öğrenim mekanları konusunda uzmanlaşmış, mekan+öğrenim ilişkisinin önemi üzerine farkındalık yaratmak isteyen Londra merkezli First Education Alliance’ın da Türkiye ve yakın coğrafyadaki temsilcisi ve ortağı PAB Mimarlık öncülüğünde “yeni nesil öğrenim mekanları yaratmak” amacıyla farklı alanlardan uzmanları bir araya getiren pabedu oluşumunun hazırladığı blogta çevre ve yapılaşma, yeşil alan, standartlar gibi konularda bilgi paylaşıyor.

 “Camları kırık veya laboratuarları donatı eksiğinden ötürü kullanılamayan, spor salonu olmayan bir okulda öğrenim gören öğrenci, eğitimin yeterince önemsenmesi gerektiğini, bilime değer verilmesi gerektiğini ya da sporun hayatımızın bir parçası olmasının faydalarını özümsemeyecektir; dürüst binalar olmadan dürüst bir eğitim de söz konusu olamayacaktır.”*

Karşımıza çıkan bir başka araştırma** okullardaki altyapıya odaklanıyor. Herhangi bir okulda ideal olarak sağlanması gereken altyapı öğelerini;

  • Ferah, iyi havalandırılmış sınıflar
  • Kütüphaneler
  • Oyun alanları
  • Tam ekipmanlı laboratuarlar
  • Masa, sandalye gibi mobilyalar ve elektrik, su gibi temel altyapısal ihtiyaçlar
  • Çalışma salonları
  • Oyun ekipmanı
  • Toplanma alanı
  • Bakımlı ıslak mekanlar / hijyen alanları olarak sıralıyor.

Benzeri birçok araştırma nitelikli eğitim mekanlarının öğrenmeye olumlu katkısından bahsediyor.

“Öğrenme ortamının kalitesinin artırılması tüm çocuklarımızın akademik potansiyellerine erişmelerine ve duygusal açıdan sağlıklı genç bireyler olarak gelişmelerine yardımcı olur.”***

Biz de bu katkının bilincinde olarak, küçük de olsa daha nitelikli eğitim mekanları için bir adım atmaya karar verdik. Bu adımın başka kurumların desteği ile büyüyeceğini umuyoruz.


Kaynaklar:
* Öğrenim Mekanları, http://www.ogrenimmekanlari.com/2013/09/kaliteli-egitim-icin-kaliteli-mekanlar.html
** Schools’ Infrastructure: A Key Element of Students’ Learning Experience. https://digitallearning.eletsonline.com/2018/12/schools-infrastructure-a-key-element-ofstudents-learningexperience/
***https://www.saffrongreen.herts.sch.uk/corporate-social-responsibility/

Öne çıkan

2019 Yılında Neler Yaptık?

Elini Taşın Altına Koy Projesi, 2019 yılında Hitit Seramik öncülüğünde büyük bir heyecan ile başladı. Kurumsal Sosyal Sorumluluk projesi olmanın ötesine geçmeyi amaçlayan bu projeye daha çok paydaşı dahil ederek daha çok öğrenciye ulaşmayı hedefliyoruz.

Bu anlamda projenin ilk adımlarını TEV ile birlikte attık. TEV bu projenin ana paydaşı olarak ihtiyaç sahibi okullara ve öğrencilere ulaşmamızı sağladı. Daha sonra Binat İletişim & Danışmanlık ile projeyi geliştirmek üzere bir araya geldik. Proje yeni fikirlerle büyüdü, büyümeye devam ediyor.

Elini Taşın Altına Koy Projesi kapsamında 2019 yılı içinde Türkiye’nin farklı şehirlerinden dört okula, okul binalarının ıslak hacimleri için kaplama malzemesi bağışı yaptık. Kırşehir’de Çayağzı TEV Zahide Zehra Garring İ.Ö.O., Bursa’da Yaylacık İlkokulu ve Ortaokulu, Ağrı’da Ortadamla İlkokulu ve Ortaokulu ve Tokat’ta Yünlü Köyü İlkokulu’na ulaştık.

Bu proje yalnızca ürün/hizmet bağışı ile sınırlı değil. İki aşamalı projenin ilk aşamasını bu okullara ürün desteği sağlayarak tamamlayan Hitit Seramik, ikinci aşamada 2020-2021 öğretim döneminde TEV tarafından belirlenen 4 lisans öğrencine burs verilmesi için planlama yaptı.

2020 yılı içinde projenin kurucu paydaşı Hitit Seramik, Türkiye’nin farklı şehirlerinden ihtiyaç sahibi 4 okula daha ulaşacak. Ve ikinci aşamada tıp, hukuk, tasarım ve seramik bölümlerinde okuyan dört lisans öğrencisine burs verecek.

Elini Taşın Altına Koy Projesi’ne siz de destek olabilirsiniz.

“Öğrencilerin kaliteli/nitelikli/yeterli/sağlıklı eğitim mekânlarına ve eğitim materyallerine ihtiyacı var. Sizi, geleceğimiz olan çocukların eğitim koşullarının geliştirilmesine katkıda bulunmak, onlara daha nitelikli eğitim mekânları sağlamak için elinizi taşın altına koymaya davet ediyoruz.”

Yanındayız Elazığ

Elazığ’daki depremzede vatandaşlarımıza yardım için Hitit Seramik olarak sosyal sorumluluk projemiz Elini Taşın Altına Koy Koordinatörlük binamızda ihtiyaç noktası oluşturduk.

Yapmanız gereken tek şey aşağıdaki ihtiyaç listesini göz önüne alarak hazırladığınız ürünleri bize ulaştırmanız.

Elini Taşın Altına Koy ekibi ve Hitit Seramik Ailesi olarak tüm gönderilerinizi en kısa sürede ihtiyaç sahiplerine ulaştıracağız.

İhtiyaç Listesi

  • Battaniye
  • Çocuk iç çamaşırı
  • Çocuk montu
  • Çocuk kazağı
  • Çocuk botu
  • Bebek bezi
  • Biberon
  • Bebek maması
  • Erkek ve kadın montu
  • Erkek ve kadın iç çamaşırı
  • Erkek ve kadın botu
  • Erkek ve kadın kazağı
  • Elektrikli ısıtıcı
  • Hijyenik ped
  • Atkı- eldiven
  • Çorap (Kadın, erkek, çocuk)

#yanındayızelazığ


Gönderileriniz için:
Elini Taşın Altına Koy Koordinatörlük Binası
19 Mayıs Mahallesi Mehmetçik Cad. No: 110 Fulya / Şişli / İSTANBUL
T: 0212 216 66 30

Sisyphos’un Hikayesi

Antik Yunan mitolojisinde Sisyphos, tanrılar tarafından büyük bir kayayı
yokuş yukarı itmekle cezalandırılmış karakterin adıdır. Sisyphos kayayı her
gün iterek yukarı çıkarır ancak en tepeye vardığı anda kaya tekrar tekrar
aşağı yuvarlanır.

File:Punishment sisyph.jpg
Sisyphus

Bu bir yanıyla, akla gelebilecek en ağır cezalardan biridir; yaptığı işin yararsız ve hatta umutsuz bir çabadan ibaret olduğunu bilmek ve yine de her gün aynı şeyi tekrar tekrar yapmak zorunda kalmak…

File:Rogers - Sisyphuse's endless task.jpg
Sisyphus’s endless task, Library of Congress Prints and Photographs Division
Washington, DC, USA
Cabinet of American Illustration (Library of Congress). (DLC)95849474

Ancak öte yandan Sisyphos, bu durumdan bıkıp yılgınlığa uğramayışı ile umudu
simgeler. Her seferinde aynı şevkle o kayayı tekrar zirveye taşır ve kaya aşağı
yuvarlanmadan önceki o bir an zafer anıdır.

Sisyphos cezasını böylece bir zafere dönüştürmüştür. Çünkü asıl zafer, önümüzdeki sorun ne kadar zor, büyük ve umutsuz olursa olsun yılmamakla, gerekirse tekrar en baştan
başlamakla ve “taşın altına elimizi koymak”tan çekinmemekle kazanılır.